(ANKARA) – Ahmet Davutoğlu, “Kurban Bayramı’nı eda ederken, Arafat’ta belki daha önce birbirleriyle karşı karşıya olmuş topluluklar omuz omuza vermişken gelin biz de ülkemizde omuz omuza verelim. 3’üncü Dünya Savaşı’nın ayak seslerinin hissedildiği bugünlerde küçük hesaplaşmaları, küçük çıkarları önümüze koyarak büyük hedeflerden, ideallerden, birlikteliklerden kopmayalım. Bütün toplum kesimleriyle, bütün siyasi görüş sahipleriyle, toplumumuzun tümüne sesleniyorum; gelin canlar bir olalım” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından “Kurban Bayramı; fedakârlığın, merhametin, gönül birliğinin ve ortak vicdanın bayramıdır. Bugün, ihtiyaç sahibini gözetmenin, sofraları ve duaları paylaşmanın, kardeşliğimizi büyütmenin vaktidir. Her ırktan her milletten her dilden her renkten milyonlarca Müslümanın Arafat’ta insanlık tarihinin en büyük buluşmasını gerçekleştirdiği şu saatlerde Yüce Rabbimden; mübarek Kurban Bayramı’nın aziz milletimize, İslam âlemine ve bütün insanlığa barış, huzur, bereket ve hayırlar getirmesini niyaz ediyorum” notuyla paylaştığı videoda tüm Müslüman aleminin Kurban Bayramını kutladı.
“KURBAN BAYRAMI YARDIMLAŞMANIN ZİRVEYE ÇIKTIĞI BİR BAYRAMDIR”
Davutoğlu, videoda şunları kaydetti:
“Kurban Bayramı, fedakarlığın, dayanışmanın, karşılıklı olarak yardımlaşmanın zirveye çıktığı bir bayramdır. Ama sadece bununla ilgili değil, esas itibariyle insanlık tarihinin en büyük buluşmasının gerçekleştiği bir bayramdır.
“ARAFAT BİLİNCİNİ HİSSETMEMİZ LAZIM”
Arafat’ta milyonlarca Müslüman; dünyanın her yerinden, her ırktan, her milletten, her kültürden, her dilden insanlar tek bir ruh ile Arafat’ta bir araya geldiler. Ve tek bir haykırışla Rablerine seslendiler: İnsanlık için, İslam ümmeti için ve kendi halkları için, aileleri için dualar ettiler. Dünyada başka böyle hiçbir buluşma yoktur. Bu sadece İslam inancına hastır. Oraya ihramlarıyla gelenler aslında beyaz örtüler içinde temizliği, masumiyeti, ahlakı temsil ederler. Evet, biz orada değiliz belki Arafat’ta ama hepimizin Arafat bilincini hissetmemiz lazım. Bu Arafat bilincinde günlük hayatımıza yansıtmamız lazım.
“GERÇEK BİR ESENLİĞE ULAŞMAK İÇİN NİYAZDA BULUNUYORUZ”
Kurbanlarımızı eda ederken yardımlaşmayı zirveye çıkarmalıyız. Empatiyi yaşamalıyız ama Arafat’ı düşünerek de insanlığın bugün karşı karşıya kaldığı büyük felaketleri, katliamları, soykırımları, savaşları göz önünde bulundurmalıyız. Ve yine Arafat’ın o uhrevi ortamında hepimizin yüreği Gazze’yle, Doğu Türkistan’la, Arakan’la çarpıyor. Afrika’nın yoksul halklarıyla çarpıyor. Latin Amerika’nın baskı altında olan halklarıyla çarpıyor. Bütün bir insanlık hep beraber gerçek bir varışa, gerçek bir esenliğe ulaşmak için niyazda bulunuyoruz.
“GELİN CANLAR BİR OLALIM”
Ve yine bugünlerde maalesef ülkemizde öylesine kutuplaşmalar var ki, öylesine kopuşlar var ki, öylesine birbirinden nefret etme hali var ki hepimizin kendimize bir çekidüzen vermemiz lazım. Kurban Bayramı’nı eda ederken, Arafat’ta belki daha önce birbirleriyle karşı karşıya olmuş topluluklar omuz omuza vermişken gelin biz de ülkemizde omuz omuza verelim. 3’üncü Dünya Savaşı’nın ayak seslerinin hissedildiği bugünlerde küçük hesaplaşmaları, küçük çıkarları önümüze koyarak büyük hedeflerden, ideallerden, birlikteliklerden kopmayalım. Bütün toplum kesimleriyle, bütün siyasi görüş sahipleriyle, toplumumuzun tümüne sesleniyorum: Gelin canlar bir olalım.”




