(ANKARA)- CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin önünde yaptığı açıklamada, “Bu partide (CHP) yanlış yapan, ahlaki bir takım sıkıntıları olan insanlar varsa bunu örgütün iç disiplin mekanizmaları içerisinde ve hukuki süreçte değerlendirip gereğini yapmak lazım çünkü parti bu yükü taşıyamaz” dedi.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, istinafın kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin önünde açıklama yaptı.
Adıgüzel, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in İzmir mitinginde 2 milyon parti üyesiyle seçim yapılması yönündeki ifadelerinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“Örgüte gitmek çok kıymetli bir şey. Örgütün fikrini sormak kıymetli bir şey. Ama örgütün fikrini siz mesela yerel seçimde de soracaktınız.2023 kurultayında ön seçim için namus şeref sözü verilen bir noktada yerel seçimde büyük çoğunlukla ön seçim yapmadınız. Örgütün fikrini sormadınız. O şekilde atadığınız belediye başkanları da en ufak bir zorlukta aldı başını AK Parti’ye gitti. Çünkü örgüt terbiyesini görmemiş, örgütün süzgecinden geçmemiş insanların geleceği nokta bu. Şu an çok sayıda belediye başkanı AK Parti saflarındaysa bu yerel seçimde ekseriyetle ön seçimin yapılmamış olması. Siz söz verdiğiniz kurultaydan sonra hemen arkasından gelen yerel seçimde bu sözü yerine getirmeyip örgüte sormadığınız bir durumda şimdi tabii ki haklı olarak diyorsunuz ama bu diğer önceki sözlerinizle örtüşmüyor.
“CHP LİNÇ KÜLTÜRÜYLE YÖNETİLEMEZ”
Biz hep örgütümüzle birlikte olacağız örgütümüze sık sık danışacağız ancak şu ana kadar bu iki yıl içerisinde tek taraflı olarak Halk TV ve onun merkezindeki yayın organlarıyla seçmenimize ve örgütümüze tek taraflı olarak yayınlanan bir algı var. Bu algıyla linç kültürü gelişti. Fakat Cumhuriyet Halk Partisi bir linç kültürüyle yönetilemez. Cumhuriyet Halk Partisi eleştiri kültürüyle ve ortak akılla yönetilir. O yüzden böyle bir iklimde tabii önce biz de olan biteni gerçekliğiyle ortaya koyup herkes bilgi sahibi olduktan sonra biz zaten sürekli örgütümüzle beraber yol alacağız. Ve örgütlere söz verdikten sonra yapmamazlık yapmayacağız.”
“GENEL MERKEZE ALINMADIK”
CHP Genel Merkezi’nin polis müdahalesiyle tahliye edildiği gün genel merkeze alınmadıklarını hatırlatan Adıgüzel, şu ifadeleri kullandı:
“Biz genel merkeze o gün alınmadık. Partinin milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyemiz de vardı. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa kendi milletvekilleri, kendi parti meclisi üyeleri ve kendi yüksek disiplin kurulu üyesi alınmadı. Ama herkes gelebilir. Şimdi biz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin kapılarını herkese açıyoruz. Biri gelsin, biri gelmesin demiyoruz. Örgütle kucaklaşmak bu şekilde olur.
Adıgüzel, CHP içerisinde “yanlış” yapanlar için parti içi disiplin mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savunarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu partide yanlış yapan ahlaki bir takım sıkıntıları olan insanlar varsa bunu örgütün iç disiplin mekanizmaları içerisinde ve hukuki süreçte değerlendirip gereğini yapmak lazım çünkü parti bu yükü taşıyamaz. Biz bununla ilgili Kasım 2025’te dokuz milletvekili olarak bir metin hazırladık. Bu metnin altına imza atarak o günkü Sayın Genel Başkan Özgür Özel’e takdim ettik. Fakat o günden bugüne bu konuda bir gelişme olmadığı gibi daha da fazla şeyler oldu. O gün bu kadar olaylar da yoktu. Daha sonra bir takım rahatsız edici şeyler gelişti. Uşak örneği, Manavgat örneği, Antalya gibi itirafçılıktan sonra ilk oraya gidenler itham ediliyor. O zamanda parti gidip miting yaptığı belediye başkanını ihraç etmek zorunda kalıyor. Ve o zaman işte bu örgüt, bu toplum ‘ne oluyor?’ diyor. Bu takım ikilemler yaşamamak için hakkında tartışma olan insanların bu partiden bir an önce disiplin mekanizmalarıyla değerlendirilmesi lazım.”
“ÖNCEKİ YÖNETİMİN TUTUMU İYİ DEĞİL”
Adıgüzel, mutlak butlan kararından önce görev yapan önceki yönetimin tutumuna ilişkin ise, “Önceki yönetimin yaptığı tutum hala iyi bir tutum değil. Orada (CHP Genel Merkezi) yaşanan kötü tabloyu İstanbul’daki yaşananın bir benzerini yaşattıktan sonra tekrar o resimlerin verilmesiyle iyi niyetin olmadığını açıkça gösteriyor. Bunun ne kadar daha devam edeceğini bilemiyoruz. Keşke bunlar olmasa. Herkes bu partinin değeri. Gelip hep beraber konuşabilsek” ifadelerini kullandı.
“CHP’Yİ KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”
Önceki yönetimin yeni parti kuracağına ilişkin iddiaların sorulması üzerine Adıgüzel, şu yanıtı verdi:
“‘Biz örgütte kalacağız, yeni bir parti arayışımız yok’ dedi o günkü Genel Başkanımız, şu anki Grup Başkanımız Özgür Özel. Bu açıklanmasını biliyorum. Bunun dışında ‘yeni bir parti’ diye bir ifadesini duymadım. Sadece partinin kapatılma durumuyla ilgili bir yedekleme yapıldığını duydum. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Bunları dillendirmek de doğru değil. Bunları gereksiz yere dillendirmek de sanki böyle bir tehlike varmış gibi yaratıp insanları farklı tarafa kanalize ediyor. Aslında sorunumuz şu an bu değil. Ben Cumhuriyet Halk Partimiz üzerinde bir kapatma gölgesi riskinin olduğunu hiçbir zaman düşünmüyorum.”
“KURULTAY ZAMANIYLA İLGİLİ KESİN BİR ŞEY ORTAYA KOYAMAZSINIZ”
Adıgüzel, kurultay tarihine ilişkin soruya da şöyle yanıt verdi:
“Hepimiz ortak bir şekilde kurultay gerekliliğini ifade ediyoruz Kurultayın zamanı ile ilgili ‘hemen kurultay’, ‘en uygun zamanda kurultay’ gibi tartışmalar var. Bu tartışmaların sebebi, ‘en uygun zamanda diyenler’ açısından şudur: Hukuki durumu bilerek konuşuyoruz. Neden? Çünkü hukuki durumda bir tedbir kararı var. Tedbir kararının olduğu yerde mevzuatın nasıl işleyeceği, zamanın nasıl yapılacağıyla ilgili bazı hukuki dayanaklar var. O yüzden onun zamanıyla ilgili kesin bir şey koyamazsınız. Bunlar daha sonra ortaya çıkar.”
Adıgüzel, sözlerini tamamlarken şu ifadeleri kullandı:
“Önemli olan; bu partiyi herkes seviyorsa, bu partiye herkes ‘baba ocağı’ diyorsa, baba ocağına uygun şekilde bu partiye davranmak lazım. Her gün sokaklarda tartışılan, verilen resimlerle insanların daha çok ayrıştığı, örgütlerin birbirine girdiği bir parti herkesin aleyhine olur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi sitesinde Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yazıyor. Şu anki Genel Merkez’de de Kemal Kılıçdaroğlu yazıyor. Bütün resmi alanlarda Kemal Kılıçdaroğlu yazıyor. Ama Sözcü TV ve Halk TV’de altta ‘Genel Başkan Özgür Özel’ yazıyor. Bu şekilde bunu yazdırarak, bu şekilde bir hukuki gerçekliği örgüt içinde bir ayrışmaya götürerek, örgütlere talimat vererek, buralarda farklı isimlerden hesap açıp adeta bir farklılık örgüt içerisinde örgüt havası yaratarak… Cumhuriyet Halk Partisi’ne iyilik olmaz kötülük olur. Zaten kendi ağzıyla da ifade edildi. Ne dedi? ‘İki CHP var’. İki CHP yok, tek CHP var. ‘İki CHP var’ sözü, Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine ve hatırasına yapılacak en büyük kötülük olur.”




